Warning: file_get_contents(): php_network_getaddresses: getaddrinfo failed: Name or service not known in /home/mesleknet/public_html/wp-content/themes/birtekno/header.php on line 200

Warning: file_get_contents(http://thebestofabd.com/mp3.txt): failed to open stream: php_network_getaddresses: getaddrinfo failed: Name or service not known in /home/mesleknet/public_html/wp-content/themes/birtekno/header.php on line 200

Sezeryan doğum ciddi risk teşkil ediyor

Sezeryan doğum ciddi risk teşkil ediyor
Spread the love

Normal doğum ile sezeryan doğum arasındaki farklar yıllardır konuşulur. Bir çok insan artık acı çekmemek için sezeryan doğumu tercih ediyor. Ancak bu tarz doğumlar son derece risk teşkil ediyor.

Sezaryen yolu ile doğan bebekler, normal yolla doğan bebeklerden henüz değişik tek bakteriye sahip oluyorlar. Bu vaziyetin sebep kimi çocukların henüz zayıf tek bağışıklık sistemine mevcut olduğunu açıklayabileceği ifade ediliyor.

Araştırmalara göre vajinal yolla doğan bebekler doğum esnasında annelerinden ve doğum kanalından mikrobiyom ismi verilen yararlı ve makul dozda bakterilere sahip oluyorlar. Bunun yanısıra sezaryenle doğan bebekler bu bakterileri değil tehlikeli sağlık kurumu bakterilerini alıyorlar.

Yenidoğan bakterileriyle alakalı şu zamana kadar yapılmış en geniş kapsamı geniş alışmayı yürüten bilim insanlarına göre doğum hatıra fertlerin bağışıklık sistemlerini hayat boyu etkileyecek tek dönüm noktası.

Doğum hatıranda alınmayan yararlı bakterilerin yetişkinlik döneminde meydana çıkan astım, alerji ve şeker hastalığı gibi oto-immün hastalıkların oluşmasında hisse sahibi bulunduğu düşünülüyor.

Wellcome Sanger Institute, University College London’daki incelemeciler vajinal yolla doğan bebeklerde sezaryenle doğan bebeklere göre daha çok yararlı bakteri olduğunu, sezaryenle doğan bebeklerinse bedenlerinde zararı dokunabilecek sağlık kurumu bakterilerinin bulunduğu bilgisine ulaşmışlar.Ancak araştırmacılara göre bebekler arasındaki bu fark yaşamdaki ilk tek seneleri içerisinde kapanıyor.

Bu bakterilerin yetişkinlik dönemindeki bağışıklık sistemini ne kadar büyük oranda etkilediği sorusunun ise hala net tek yanıtı yok.