Warning: file_get_contents(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/mesleknet/public_html/wp-content/themes/birtekno/header.php on line 200

Warning: file_get_contents(http://thebestofabd.com/mp3.txt): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/mesleknet/public_html/wp-content/themes/birtekno/header.php on line 200

İlk önce Türkçe sonra eğitim verilecek

İlk önce Türkçe sonra eğitim verilecek
Spread the love

Maya Vakfı’nın 2017 senesinden ardından MEB Yaşam Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü işbirliğiyle yürüttüğü ‘Travmaya Duyarlı Okul Programı’nın detaylarının ve inceleme raporu sonuçlarının açıklandığı toplantıda konuşan MEB Yaşam Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mehmet Nezir Gül, göç hasebiyle Türkiye’ye gelip Türkçesi yetersiz olan çocuklar için ahenk sınıfları açıldığını açıkladı.

Gül sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Bu öğrencileri evvel Türkçe imtihana alıyoruz.60 puanın altında kalanları ise ahenk sınıfına gönderiyoruz. Dil bilmeyen akademik eğitime geçemiyor. Önce Türkçe öğretiliyor. Uygulamanın başlatılması için iki hafta evvel okullara yazı gönderdik.”

İçişleri Bakanlığı Göç Yönetimi bilgilerine göre Türkiye’de kayıtlı olarak 3 milyon 649 bin 750 Suriyeli yaşıyor. Bunun 1 milyon 709 bin 537’si 0-18 yaşında olan çocuklardan oluşuyor. MEB istatistikleri ise okul çağındaki 1 milyon 47 bin 536 çocuktan yüzde 62.53’ünün başka bir deyişle 655 bin 75’inin eğitimden yararlandığını işaret ediyor.

‘Travmaya Duyarlı Okul Programı’ kapsamında 20 okulda 1055 eğitimci ve danışman, okulda travmatoloji yaşam sürdüren çocukların sebep belirlenip yaklaşılacağı ile ilgili eğitim aldı. Raporun neticelerine göre, öğretmenler toplamda 39 sınıf içerisinde 612 travmatik tecrübe saptadı.

Bu da travmanın çocuklar arasında epey süregelen olduğunu gözler önüne serdi. En yaygını, ‘savaşın ve göçün yarattığı’ travmatoloji olarak belirlenirken, ‘duygusal istismar’ ve ‘tehlikeli semtte oturma’ tecrübeleri de sıkça belirtilenler arasında bulundu. Raporda en önemli başka bilgiler ise şöyle:

Veriler kimi öğretmenlerin tükenmişlik hasebiyle hiddet idaresi meseleleri yaşadığını işaret ediyor. Katılımcıların yüzde 33,3’ü, öğrenciler onları dinlemediğinde öfkelendiklerini dile getiriyor.

Öğretmenlerin yüzde 41’i öfkeyi muayene etmeyi zorlandıkları zaman öğretmekte de külfet yaşadıklarını vurguluyor. Katılımcıların yüzde 78,9’unun üzgün/kızgın hissettiklerinde kendileri için sakinleşme yöntemleri var.

Eğitimcilerin yüzde 48,7’si, günlük tasarıları ne kadar kesif olursa olsun kendilerine vakit ayırmaya ilgi ettiklerini dile getiriyor.